Marka, tek bir işaretten (tek bir sözcük, harf ya da şekil) oluşturulabileceği gibi kelimeler, harfler, rakamlar, resimler, iki veya üç boyutlu şekiller veya bunların birbirleriyle yahut renkler kombinasyonuşeklinde de oluşturulabilmektedir. Marka hakkı mutlak bir haktır. Bu mutlak hak, sahibine izni olmadan markanın kullanılmasını önleme yetkisi veren aynî etkileri olan bir haktır. Kural olarak marka koruması tescil ile başlamaktadır. Sahibine maarkanın kullanımına izin verme veya yasaklama hakkı vermektedir. Sinai Mülkiyet Kanunu (SMK) madde 7 tescilden doğan bu hakkın kapsamını ve istisnalarını detaylı şekilde belirtmektedir. Şöyle ki;
Marka Hakkına Tecavüz Nedir?
Marka hakkına tecavüz denildiğinde akla, tescilli bir markanın yetkili olmayan kişilerce hukuka aykırı olarak kullanılması gelmektedir, ancak bununla sınırlı değildir. SMK madde 29 marka hakkına tecavüz oluşturan halleri düzenlmektedir. Bunlar:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7’nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
Belirtmek gerekir ki, tanınmış markalar için bir ayrıma gitmek gerekir. Tanınmış markalar başkaları tarafından sadece aynı veya benzeri mal/hizmet grupları için değil, tamamen farklı mal/hizmetler için de kullanılamaz ve bu markalar, iltibas tehlikesinin yanı sıra itibar ve reklam güçlerine zarar verecek davranışlara karşı da korunur. Tecavüz hallerinden en çok karşılaşılanı İltibas sureti ile marka hakkına tecavüz oluşmasıdır.
Bununla beraber, cezai sonuçları da SMK madde 30’da düzenlenmektedir.
İltibas Nedir? Tecavüz Nasıl Olur?
Hitap edilen ortalama müşteri kitlesi bakımından marka ile karıştırılma hallerine iltibas denir. Kişi, başka bir kişiye ait marka ile iltibas yaratacak bir şekil için başvuruda bulunmuşsa veya kullanıyorsa ve hitap edilen ortalama müşteri kitlesi tarafından bu markalar karıştırılma ihtimali doğuruyorsa marka hakkına tecavüz koşulları oluşmuş demektir. İltibas oluşması için kişinin kasten aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer bir şekil kullanmasına gerek yoktur, bilmeden kullanması da tecavüz oluşturur.
Hakkı Tecavüze Uğrayanın Başvurulabileceği Yollar Nelerdir?
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden SMK madde 149’da sayılan aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Tecavüzün tespiti,
b) Tecavüzün önlenmesi,
c) Tecavüzün durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini,
d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
Yukarıda bahsedilen davalar açılabileceği gibi cezai sonuçlar da bağlanabilir. Bu halde SMK madde 30’a bakılması gerekecektir.
(1) Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(2) Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(3) Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(4) Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(5) Bu maddede yer alan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır.
(6) Bu maddede yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.
(7) Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı, satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması hâlinde hakkında cezaya hükmolunmaz.
Mehmet Aslan
Ortak Avukat
Mehmet Aslan, gayrimenkul, ticaret, bilişim, fikri mülkiyet hukuku avukatıdır. Özellikle önde gelen inşaat projelerinde arazi geliştirme, gayrimenkul ihtilafının çözüme kavuşturulması, inşaat ve iskan ruhsatı alınması, yönetim planı yazımı...